Fethiye Datça Kaç? Bir Yolculuğun Ardında Kalan Duygular
Geçen yaz, bir sabah uyanıp içimdeki keşif arzusuyla fark ettim ki, bir yerlere gitmeliyim. Kayseri’nin sakinliğinden, o tanıdık rutinden bunalmak, kendimi bir başka yere ait hissetmek istemiştim. İlk aklıma gelen yerler arasında Fethiye ve Datça vardı. Gözlerim kapalı bir şekilde, bir an düşündüm. “Fethiye Datça kaç?” sorusu, aniden kafamda belirdi. Ama bu soruya dair bana kalan tek şey, hayal kırıklığı ve beklenmedik bir hüsrandı. Şimdi o hikâyeyi anlatayım.
Hayalimin Uçup Gitmesi: Fethiye’ye Ulaşan Yolda Bir Engelle Karşılaşmak
Bir haftasonu, güneş henüz doğmuşken Kayseri’den Fethiye’ye doğru yola çıkmaya karar verdim. Yolda beni bekleyen heyecanı hayal ediyordum; Ege’nin masmavi suları, güneşin o sımsıcak ışıkları ve rüzgarın beni sarıp sarmalayacağı düşüncesiyle içim kıpır kıpırdı. Öyle bir an vardı ki, Fethiye ve Datça arasında bir kıyas yapmam, oranın karasal ikliminden Ege’nin sıcacık havasına geçişim; içimde bir devinim yaratıyordu.
Ama sonra, yolda karşılaştığım bir engel her şeyi değiştirdi. Saatlerce süren yolculukta, Fethiye’ye doğru hızla ilerlerken aniden bir yol kapanmasıyla karşılaştık. Her şey, o güzel hayalim bir an içinde bitti. “Fethiye’ye bu kadar yaklaşmışken bu nasıl olabilir?!” diye bağırdım içimden. O kadar çok beklemiştim ki, o yolu; bu engel bana hayatımın en büyük hayal kırıklığını yaşatmıştı.
Yol boyunca, içimdeki heyecan yerini hayal kırıklığına bırakmıştı. Bir yanda mavi deniz, diğer yanda dağlar… Ama ben bir türlü o manzaranın içine girememiştim. “Fethiye’ye ne kadar kaldı?” sorusunu her sorduğumda, yolun sonunda başka bir engelle karşılaşıyordum. Bu durum, bir tür içsel hüsranı da beraberinde getirdi. Yola başladığımdan bu yana her şey beklediğimden çok farklı olmuştu. “Hayal ettiğim gibi bir şey olmayacak galiba” dedim kendi kendime.
Bir Anlık Umut: Datça’ya Ulaşma Hayali
Tüm bunlar olurken, bir şey fark ettim. Fethiye’ye gitmeyi ne kadar çok istemişsem, aynı zamanda Datça da bir başka seçeneğim gibi görünüyordu. İçimde bir umut doğdu. “Belki de Datça daha güzel, daha huzurlu olabilir,” diye düşündüm. Fethiye’nin biraz dağılmakta olan hayalini unutmaya başladım. Datça’nın sakinliği, tam da ihtiyacım olan yerdi belki de. İçimdeki umut yeniden alevlendi.
Datça’ya doğru yönelmeye karar verdim. Yolda o kadar çok şey düşündüm ki; hayal kırıklıklarımın ve heyecanlarımın arasında sıcacık bir umut doğmuştu. Her kilometre ilerledikçe kalbimde yeniden bir şeyler canlanıyordu. Evet, bu yolculuk beklediğimi vermemişti, ama belki de Datça beni bekliyordu. İçimdeki insan, biraz daha sabırla, hayal kırıklığından sonra gelen o yumuşak huzuru arıyordu.
Sonunda Bir Yerlere Varabilmek: Datça’daki İlk Anım
Gecenin karanlığında, Datça’ya adım attığımda kendimi gerçekten farklı bir dünyada gibi hissettim. “İşte burası” dedim, bir nefes aldım. Sanki her şey yerli yerine oturmuştu. Hayal kırıklığı, uzun yolculuk ve zorluklardan sonra, Datça beni sarmaladı. O ilk adımımda, içimde bir rahatlama hissettim. “Fethiye’ye gitmek belki de o kadar da önemli değildi, ama Datça… Evet, burası tam da ihtiyacım olan yerdi.”
Geceyi geçirip sabah uyandığımda, günün ilk ışıklarıyla Datça’nın sokaklarında yürüyordum. Hafif rüzgar, denizin kokusu, ağaçların hışırtısı… İçimdeki kırgınlık, bir anda kaybolmuştu. Burası, tam da insanın ruhuna iyi gelen yerdi. Datça, bana her şeyin bir sebeple olduğuna dair bir ders vermişti. Hayal kırıklıkları, bazen seni başka güzel şeylere götürüyormuş, meğer.
Fethiye Datça Kaç? Bu Sorunun Cevabı Arasında
Fethiye’ye gitmek, Datça’ya varmak… Bu yolculuklar bir anlamda hayatın ne kadar belirsiz olduğunu hatırlatıyor. Hedeflerimize, hayallerimize ulaşırken bazen engellerle karşılaşırız. Fethiye Datça kaç diye sorarken, aslında kendimize de bir soru soruyoruz: “Hedeflerimize ulaşamadığımızda, ne kadar sürüklenmeye devam edebiliriz? Umutlarımızı kaybetmeden yol alabilir miyiz?”
Fethiye’ye gitme hayali, bende bir boşluk bırakmıştı. Ama Datça, en beklenmedik anda karşımda belirdi. Bu yüzden artık bir tek soruya takılmıyorum. “Fethiye Datça kaç?” diyorum, çünkü fark ettim ki bazen gideceğin yerin ne olduğu değil, yolda öğrendiklerin önemli oluyor.
Sonunda içimdeki umut, hayal kırıklığını geride bırakıp beni Datça’ya götürdü. Belki bir gün Fethiye’ye de giderim, kim bilir? Ama o gün, şu an, Datça bana yeterince güzel.