Öğretim Görevlisi Öğretmen Sayılır Mı? Tarihsel Bir Perspektif Bir toplumun eğitim anlayışı zamanla evrilir ve bu evrim, sadece öğretim yöntemlerinde değil, aynı zamanda eğitimcilerin kimliklerinde de derin izler bırakır. Bugün öğretim görevlilerinin öğretmen sayılıp sayılmaması, birçok farklı toplumsal ve tarihsel faktörün bir araya geldiği bir tartışma alanıdır. Ancak geçmişe baktığımızda, öğretmenlik mesleğinin ve eğitim sisteminin tarihsel gelişimi, bu sorunun nasıl ve neden ortaya çıktığını anlamamıza ışık tutmaktadır. Eğitim anlayışındaki dönüşüm, öğretim görevlilerinin kimliğini nasıl şekillendirdi? Bu sorunun cevabını bulmak için eğitim sisteminin tarihine bakmamız gerekir. Eğitimde İlk Adımlar: Antik Yunan ve Roma (MÖ 5. Yüzyıl – MS 5. Yüzyıl) Eğitim,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Özdeşlikler: Eğitimde Dönüştürücü Bir Kavram Eğitim, sadece bilgi edinme süreci değildir; aynı zamanda bireylerin düşünme biçimlerini şekillendiren, onların dünyayı anlama ve anlamlandırma yollarını dönüştüren bir yolculuktur. Her gün okullarda ve sınıflarda, küçük adımlarla büyük farklar yaratılır. Özellikle matematik gibi soyut bir disiplinde, öğrencilerin kavramları ne kadar derinlemesine anladıkları, onların genel düşünsel becerilerini de etkiler. Özdeşlikler, matematiksel düşünmenin temel taşlarından biridir ve öğrencilerin mantıksal düşünme kapasitelerini güçlendiren bir araçtır. Peki, özdeşlikler eğitimde neden bu kadar önemli? Onları ne zaman öğrenmeye başlarız, hangi sınıflarda ele alınır ve pedagojik olarak nasıl işlenmelidir? Bu yazıda, özdeşlikler üzerine pedagojik bir bakış açısı geliştirecek, onların matematiksel…
Yorum BırakVortex Ne Anlatıyor? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Derinliklerinde Bir Yolculuk Güç ilişkileri ve toplumsal düzen, her zaman siyaset bilimcilerinin en çok kafa yordukları konulardan biri olmuştur. Toplumların işleyişi, genellikle egemen güçlerin ve bu güçlerin toplumdaki bireyler üzerindeki etkilerinin belirlediği sınırlar içerisinde şekillenir. Peki, günümüz dünyasında bu ilişkiler nasıl şekilleniyor? Toplumsal yapıyı anlamada önemli bir yer tutan ideolojik ve güç dinamikleri, bizim toplumsal yapı anlayışımızı nasıl etkiliyor? Vortex, bu sorulara bir yanıt ararken, bireylerin toplumsal düzen içerisindeki rolünü sorgulayan bir derinlik sunuyor. Vortex’in sunduğu manzara, ideoloji ve güç ilişkileri etrafında şekillenen toplumsal bir gerçekliğin, kadın ve erkek perspektiflerinden nasıl farklı…
Yorum BırakVasvar Antlaşması Kiminle Yapıldı? Ekonomik Bir Perspektiften Derinlemesine İnceleme Tarihi bir antlaşma metnini incelediğinizde, çoğunlukla savaşlar, ittifaklar ya da toprak değişimleri akla gelir. Ancak, bir anlaşmanın ardındaki ekonomik hesaplar genellikle gözden kaçabilir. Bir anlaşmanın, bir ülkenin ekonomik yapısını, kaynaklarını nasıl tahsis ettiğini ve uzun vadede toplumsal refahı nasıl şekillendirdiğini düşündüğümüzde, daha karmaşık bir resimle karşılaşırız. Vasvar Antlaşması, 1664 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Avusturya Arşidüklüğü arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır. Ancak, bu anlaşma sadece askeri bir zafer ya da kayıp değil, aynı zamanda ciddi ekonomik sonuçlar doğurmuştur. Bir ekonomist ya da ekonomik düşünme pratiğiyle ilgilenen biri olarak, bazen kaynakların kıtlığı ve…
Yorum BırakTÜBİTAK Özgün Değer Nasıl Yazılır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Hayatımızda sürekli olarak yazmak zorunda kaldığımız raporlar, projeler, başvurular ve araştırmalar arasında bazen bir “özgün değer” yaratmak zor bir görev gibi görünebilir. Özellikle TÜBİTAK gibi prestijli bir kuruma başvururken, bir fikri, bulguyu veya düşünceyi özgün bir şekilde sunma baskısı daha da artar. Ancak yazma süreci sadece bir teknik beceri meselesi değildir. Psikolojik açıdan, bu tür metinlerde duygusal zekâ, bilişsel süreçler ve sosyal etkileşimler de büyük rol oynar. Peki, TÜBİTAK’a başvurduğunuzda özgün değerinizi nasıl yazarsınız? Bu soruyu psikolojik bir bakış açısıyla inceleyerek, yazma sürecinin ardındaki duygusal, bilişsel ve sosyal boyutları keşfetmeye çalışacağız.…
Yorum BırakTereciye Tere Satmak: Felsefi Bir Bakış Bazen hayat, en basit ifadelerle, en derin anlamları içinde barındırır. Örneğin, “Tereciye tere satmak” deyimi, ilk bakışta sıradan bir tabir gibi görünebilir. Ancak derinlemesine bakıldığında, insanın kendini ve dünyayı nasıl algıladığı, hatta nasıl anlamlandırdığına dair düşündüren bir metafor haline gelir. Ne demek, birine zaten sahip olduğu bir şeyi tekrar satmak? Bu soruyu sadece günlük hayatta değil, aynı zamanda felsefi bir perspektiften de sorgulamamız gerekir. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlar, bizleri dünyayı sorgulamaya, bildiklerimizi sınamaya ve varlıklar arası ilişkilerimizi yeniden değerlendirmeye yönlendirir. “Tereciye tere satmak” deyimi, sadece bir insanın boşuna bir iş yapması…
Yorum BırakEt Sote Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? Et sote, her kültürde farklı şekillerde yorumlanan, lezzetli ve pratik bir yemektir. Hem Türkiye’de hem de dünya çapında et sote yapmak için dikkat edilmesi gereken bazı temel noktalar var. Ben de Bursa’da yaşayan, her fırsatta farklı mutfak kültürlerini keşfetmeye çalışan biri olarak, et sote yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda hem yerel hem de küresel bakış açılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’de Et Sote Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? Bursa’da büyüyen biri olarak, mutfak kültürümüzü derinden seviyorum. Et sote, evde ve lokantalarda oldukça yaygın bir yemek. Ancak, Türkiye’de et sote hazırlarken birkaç önemli noktaya dikkat etmek…
Yorum BırakRMS Nasıl Okunur? Etik, Epistemoloji ve Ontolojinin Işığında Bir Keşif Bir metin, bir eser, hatta bir hayat, ne zaman bir soruyu yanıtlamaya çalışsa, başka bir soru doğurur. Söz konusu bir kavramı anlamak olduğunda, bazen cevabın derinliği o kadar büyür ki, sorunun kendisi kaybolur ve başka türlü sorular aramaya başlarız. Felsefe de tam olarak bu şekilde işler; her yeni çözüm, daha fazla düşünmeyi, daha fazla sorgulamayı gerektirir. Birçok felsefi soru, ilk bakışta basit görünse de zamanla bir kuantum dalgası gibi genişler, daha fazla düşünsel katman ortaya çıkar. Peki ya “RMS nasıl okunur?” sorusu? Bu soruya bakarken, sadece bir okumayı değil, derin…
Yorum BırakKayak Yaparken Kaç Km Hız? Hayatın hızla aktığı şu günlerde, bir an durup hızın ne kadar önemli olduğunu düşünmedik. Öyle bir hız ki, insana hem özgürlük hem de bir miktar korku verir. Kayak yaparken, karla kaplı dağda hızla kayarken yaşadığın o anlık heyecanı hatırlıyor musun? Ya da kayarken birden hızlandığını fark ettiğinde, “Bu kadar hızlı gitmek gerçekten güvenli mi?” diye düşündün mü? Kayak yaparken kaç kilometre hızla kayılabilir? Ve bu hız, sadece bir rakamdan mı ibarettir, yoksa daha fazlasını mı içerir? Bu yazıda, kayak hızının tarihi gelişiminden günümüzdeki sınırlarına kadar bir yolculuğa çıkacak, hızın sadece bir performans ölçütü değil, aynı…
Yorum BırakGölün Anlamı: Felsefi Bir Sorgulama Bazen bir an durup etrafımıza bakarız ve hemen göremediğimiz, fark edemediğimiz şeylerin üzerine düşünmeye başlarız. Mesela bir göl… Herkesin hemen aklına bir manzara, bir huzur anı gelir. Peki, o göldeki yansıma, gerçekten neyi yansıtıyor? Bizim gördüğümüz sadece dış yüzey mi, yoksa altındaki derinliklerin gizemi mi? Bu soruyu sormak, sadece doğayı gözlemlemek değil, aynı zamanda insanın dünyayı ve kendisini nasıl algıladığını sorgulamaktır. Bir gölün anlamını aramak, aslında insanın varlık, bilgi ve etik anlayışına dair soruları sormaktır. Felsefe, insan düşüncesinin en temel soruları üzerinde yoğunlaşır: Varlık nedir? Bilgi nedir ve nasıl elde edilir? İyi ve kötü arasındaki…
Yorum Bırak