İçeriğe geç

Dezember hangi aydır ?

Dezember hangi aydır? İzmir’de Bir Genç Yetişkinin Kafasında Kışla Yaz Arasında Sıkışan Zaman Algısı

Bunu da Okuyun: Hz Muhammed ayı ikiye bölmesi hangi âyette geçiyor ?

İzmir’de büyüyüp de “kış” kelimesini duyunca otomatik olarak mont değil de ince hırka düşünen bir neslin içindeysen, takvimdeki bazı aylar sana hep yabancı bir film karakteri gibi gelir. “Dezember hangi aydır?” sorusu da tam olarak böyle bir şey. Sanki Almanca bir filmde yan rol gibi: adı tanıdık ama sahneye girince “bu kimdi ya?” dedirten türden.

Ben 25 yaşındayım, İzmir’de yaşıyorum ve hâlâ bazı sabahlar uyanınca “bugün hangi mevsimdeyiz?” diye kısa bir iç sorgu yaşıyorum. Takvimle aram iyi değil değil, ama takvimle aram “biz aslında arkadaşız ama çok sık görüşmüyoruz” seviyesinde. O yüzden “Dezember hangi aydır?” sorusu bana sorulduğunda beynimde küçük bir arıza ışığı yanıyor.

Takvimle Olan Kişisel Problemlerim

Şunu baştan kabul edelim: İzmir’de yaşayan biri için kış, gerçek bir doğa olayı değil, daha çok Instagram story filtresi gibi bir şey. Hafif rüzgâr eser, insanlar “üşüdük” der ama aynı gün öğlen güneş yüzünü öyle bir gösterir ki insan tişörtle gezer.

İşte böyle bir ortamda büyüyünce “Dezember hangi aydır?” sorusu da garip bir soyutluk kazanıyor. Çünkü bizde aylar şöyle hissedilir:

Ocak: “Mont giydik ama terledik”

Şubat: “Yağmur yağdı ama romantik mi emin değiliz”

Mart: “Bir gün yaz, bir gün kış, hayat sürpriz kutusu”

Nisan: “Artık kesin yaz geldi” (gelmez)

Mayıs: “Bu sefer geldi galiba” (gelir ama tam değil)

Haziran: “Tamam işte bu yaz”

Peki Dezember nerede?

Dezember hangi aydır? Sözlükte Değil, Hayatta Aranan Bir Kavram

Bir gün arkadaş grubunda sohbet dönüyor:

— “Kanka Dezember hangi aydır ya Almanca mı bu?”

— “Aralık olabilir mi?”

— “Aralık mı? O niye Almanca gibi duruyor?”

İşte tam o an beynimde bir şeyler yerine oturuyor ama tam da oturmuyor. Çünkü “Dezember” kelimesi kulağa hem ciddi hem de biraz Noel Baba’nın muhasebecisi gibi geliyor.

Gerçek şu: Dezember, yılın son ayı olan Aralık. Ama bunu söylemek kolay, hissetmek zor. Çünkü Aralık dediğin şey İzmir’de biraz “hava soğumuş gibi yapıp sonra vazgeçen mevsim” gibi yaşanıyor.

İzmir’de Aralık Deneyimi

Aralık ayında İzmir’de yaşamak şöyle bir şey:

Sabah: “Bugün kesin kış, mont alayım.”

Öğlen: “Güneş çıktı, montu çıkarayım.”

Akşam: “Rüzgâr var ama çok da değil, idare eder.”

Ve gece yatarken iç ses:

“Dezember hangi aydır diye düşünen insanlar var dünyada, biz hâlâ klima mı açsak cam mı kapatsak onu çözemiyoruz.”

Almanca Kelimelerin Hayatımıza Sızması

Bir de şu var: “Dezember” kelimesi aslında Almanca’dan geliyor ve kulağa o kadar düzenli, disiplinli ve soğuk geliyor ki İzmir’in kaotik sıcaklığıyla mental bir çatışma yaratıyor.

Mesela “Dezember” diyorsun, aklına hemen şunlar geliyor:

Kar yağışı (İzmir’de: nadir bir efsane)

Kalın kabanlar (bizde: dolapta bekleyen dekoratif ürün)

Sıcak çikolata (bizde: yazın bile içilen içecek)

Bir arkadaşım geçen gün ciddi ciddi sordu:

— “Dezember hangi aydır ya, Aralık mı gerçekten?”

— “Evet.”

— “Niye daha havalı bir adı var o zaman?”

— “Çünkü Avrupa’da soğuk, bizde değil.”

İşte bu kadar basit aslında.

Zaman Algımın İnce Ayarı Bozuk

Benim zaman algım biraz şöyle çalışıyor: Haftalar hızlı geçiyor ama aylar “beklemede”. O yüzden “Dezember hangi aydır?” sorusu bana sorulduğunda önce bir iç panik yaşıyorum.

Çünkü beynim şöyle diyor:

“Dezember… bu yılın sonu… ama hangi yılın?”

Bu noktada kısa bir iç monolog başlıyor:

“Tamam sakin ol. Aralık bu. Yılın son ayı. Ocak geliyor sonra. Yeni yıl. Hedefler. Spor salonu. Başlamayı düşündüğün ama hiç başlamadığın şeyler…”

Sonra gerçek hayat devreye giriyor:

“Abi pizza söyleyelim mi?”

Dezember ve Yeni Yıl Psikolojisi

Sevgili Orv ziyaretçileri, bugün “Dezember hangi aydır” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

Dezember sadece bir ay değil, aynı zamanda bir “kendini toparlama illüzyonu”dur. İnsanlar yıl boyunca yapmadıkları şeyleri son bir ayda yapacaklarına inanır.

Spor başlayacak

Erken yatılacak

Daha çok kitap okunacak

Hayat düzene girecek

Ama İzmir’de bu planların çoğu şöyle biter:

“Ya yılbaşı geçti, artık Şubat’ta başlarım.”

Arkadaş Ortamında Dezember Muhabbeti

Bir akşam sahilde oturuyoruz. Rüzgâr hafif, deniz karanlık ama huzurlu. Konu yine saçma bir yerden açılıyor:

— “Dezember hangi aydır ya?”

— “Aralık.”

— “İyi de niye Almanca gibi konuşuyoruz?”

— “Çünkü TikTok.”

Herkes gülüyor ama kimse gerçekten cevabı önemsiyor gibi değil. Aslında hepimiz biliyoruz: Aralık, yılın kapanış sahnesi.

Ama mesele bilgi değil zaten. Mesele o kelimenin insanın ağzında bıraktığı garip his.

Dezember’in Ruh Hali

Dezember biraz şuna benzer:

Bir insan düşün, yıl boyunca çok şey yaşamış ama artık yorulmuş. Hem bitirmek istiyor hem de yeni bir şeye başlamaya enerjisi yok. İşte o ruh hali bir aya dönüşse adı Dezember olurdu.

İzmir’de ise bu ruh hali şöyle yaşanır:

Sabah güneş var → umut

Öğlen sıcak → kafa karışıklığı

Akşam rüzgâr → melankoli

Gece → “hayat neydi ya?”

Kısa Bir İç Ses

“Dezember hangi aydır diye soran insanlar aslında doğru soruyu soruyor olabilir. Çünkü bazen ayı bilmek değil, o ayın sende ne hissettirdiğini anlamak daha önemli.”

Sonra kendime gülüyorum:

“Tam filozof oldun kanka, iki dakikaya tost yapacaksın.”

Günlük Hayatın İçinde Küçük Zaman Kırılmaları

Zaman dediğimiz şey aslında çok düzenli gibi görünür ama günlük hayatta sürekli kayar. Özellikle İzmir gibi şehirlerde.

Mesela:

“Bugün pazartesi” → aslında salı

“Ayın 10’u” → hissiyat olarak 25’i

“Yeni yıl geliyor” → üç ay var ama psikolojik olarak geldi bile

Bu yüzden “Dezember hangi aydır?” sorusu sadece bir bilgi sorusu değil, aynı zamanda zihinsel bir yön bulma çabası.

Takvimle Barışma Denemeleri

Bir dönem kendime şunu dedim: “Artık ayları karıştırmayacağım.”

Sonra:

Bir toplantıyı yanlış gün sandım

Doğum günü mesajını bir gün erken attım

Arkadaşıma “iyi pazarlar” dedim, çarşamba günüydü

Yani takvimle barışmak mümkün ama kalıcı değil.

Dezember’in Gerçek Hayattaki Yeri

Sonunda şunu fark ediyorsun: “Dezember hangi aydır?” sorusu aslında çok temel bir şey ama içinde küçük bir kültür karışımı taşıyor.

Bir tarafı Almanca disiplin, bir tarafı yıl sonu telaşı, bir tarafı da İzmir’in “biz bunu biraz gevşek yaşarız” hali.

Dezember yani Aralık:

Yılın kapanışı

Yeni başlangıçların bahanesi

Soğuk havanın teoride var olduğu ama pratikte her gün değiştiği bir dönem

Ve en önemlisi:

İnsanların kendine en çok söz verdiği ama en az tuttuğu zaman dilimi.

Son Bir Sahne

Gece geç saat. Balkondayım. Hafif rüzgâr var. Telefon elimde.

Bir mesaj geliyor:

— “Dezember hangi aydır ya, ciddi soruyorum.”

Gülüyorum. Cevap yazmıyorum hemen.

Çünkü bazen cevap basit olsa bile, insan biraz düşünmek istiyor.

Gökyüzüne bakıyorum ve içimden geçiyor:

“Aralık işte… yılın son cümlesi gibi. Nokta koyuyor ama hikâyeyi bitirmiyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betxper yeni girişilbet yeni giriş adresibetexpergrand opera bahisvdcasino giriş